Ana içeriğe atla

DÜŞÜNEN İNSAN


             Evrimden bahsedildiğinde hep soğuk ve saçma olarak nitelendirirdim.Kurgu,hayal gücü ve emperyalist oyunların düşünceleri zannederdim.Benim, mantığıma sığmayan düşünceler vardı.Oturup okumaya araştırmaya karar verdim.Önce belgeseller,filmler, bloglar okumaya başladım.Artık dünyada ki her şey çok ilgimi çekmeye başlamıştı.Tüm ön yargıları mı yıkmış;bilgi ve araştırma yazıları arıyordum. Araştırdıkça öğrendikçe rahatlamaya, mutlu olmaya başladım.
             İnsanlığın, şimdiye kadar bulunan 6 tane türünün olduğunu öğrendim.Bunlardan en çok bilinen türünün üç tanesi homo sapiesn, homo neanderten ve kısa boylu insan türü idi.İlk insan türleri avcı ve toplayıcıydılar. Avcı ve toplayıcılar genellikle çok az bireylerle yaşarlarmış 3 ve 5 kişiyi geçmezmiş. Yanlız bu 6 türün maymun kuzenlerimizden geldiği söyleniliyor işler zaten burada karışıyor. Bu bir teori ama siz ne düşünürsünüz bilemiyorum. Tarım ve yerleşik hayat yavaş yavaş başlayınca bel fıtığı oranlarının artığı görülüyor sebebi ise insanlığın maymun türünden kambur olarak geldiği için tarımla birlikte  doğrulduğu ayaklanmaya başlağı düşünüyor. İşte bu yüzden bel fıtığı oranları o zamanın kalıntılarından gözükmekteymiş.Tarım ve yerleşik hayat başlayınca  3 ve 5 kişilik yaşamlar yetmemeye başlamış.Hayatlarını sürdüre bilmek için artık çok fazla topluluğa ve kişiye ihtiyaç duymuşlar.Yanlız bu kadar insanı bir arada sorun çıkmadan tutmanın yolu olmalı bu yollarda ortak inançlar,mitler,tanrılar,dinler,ırklar... böylelikle çok kişi ile yaşamaya başlamışlar.İlk buluntularda en fazla topluluk 150 kişiymiş.Birde işin içinde dedikodu var tabi dedikodu aslında iyi bir şey çünkü insanları bir arada tutuyor ve kiimin iyi kimin kötü karektere sahip oldugu ortaya çıkıyor.
            Tarım ile birlikte bitkiler,hayvanlar,bugdaylar,arpalar gibi türleri evcilleştirmeye başlamışız. Ama evcillerştirdiğimizi düşündüğümüz şey o türler değildi. İnsanlar aslında kendilerini evcilleştirmişler. Yerleşik bir hayata geçip tarımla ve kalıcı eşyalarla yaşamaya çalışmaya devam etmişler ve artık göç edememeye başlamışlar. Homo sapiens en son ve yaşayan türmüş. Sapienslere göre zeki be becerikli olan türleri sapinsler yok etmişler.


not:Araştırmalarımı kısaca açıklayarak dile getirmek istedim devamıda gelecek.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

TCMB VE PARA POLİTİKASİ

TCMB kısaca ülkenin para politikasından sorumlu kurumdur. Temel amacı;ekonomik istikrarı ve enflasyonu kontrol etmektir.TCMB başlıca para politikalarını kullanarak makro ekonomik hedeflere ulaşmaya çalışır. PARA POLİTİKASININ BAŞLICA HEDEFLERİ; -Fiyat istikrarını sağlamak enfilasyonu aşağı veya yukarı doğru yönlendirmek -Döviz kurlarında istikrarı sağlamak -Ekonomik büyüme hedeflerine ortam hazırlamak -Tam istihdamı sağlamak işsizliği engellemeye çalışmak -Faiz oranlarını düzenlemek ve piyasadaki belirsizlikleri ortadan kaldırmak PARA POLİTİKASININ ARAÇLARI -TCMB faiz oranları -Açık piyasa işlemleri -Reeskont oranı -Döviz işlemleri -Zorunlu karşılıklar MB belirlediği hedeflere ve amaçlara Genişletici ve Daraltıcı olmak üzere iki müdahaleci sistemle müdahale eder. 1-Daraltıcı Para Politikası -Ekonomideki toplam para miktarının azaldığını gösterir. -Enf. yüksek olduğu dönemlerde düşürmek için kullanılır      -- enflasyon ekonomideki mal ve hizmetl...

Ekonominin Direncini Arttıracak Reformlar

Kurlardaki durdurak bilmeyen dalgalanmalar sonucu, Başbakan Binali Yıldırım EKK ile toplantı yaptı.Toplantı sonucu, aşağıdaki açıklamalar yapıldı ve şu sonuca varıldı küresel kaynaklı bir hareketliliğin olduğunu ve ekonomimizin,direncini artıracak reformların hızlandırılacağı bildirildi. Ekonomi Koordinasyon Kurulu, Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında toplandı. DHA'da yer alan habere göre, gündemine dövizdeki son günlerde yaşanan hızlı tırmanışı da alan EKK toplantısı sonrasında şu açıklama yapıldı: “Başbakanımız başkanlığında yapılan Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplantısında küresel piyasaları ve ülkemizi etkileyen ekonomik gelişmeler kapsamlı bir şekilde değerlendirilmiştir. Piyasalardaki hareketliliğin esas itibariyle küresel kaynaklı olduğu değerlendirilmekle birlikte ülkemize etkilerini sınırlamak amacıyla tüm tedbirler gözden geçirilmiştir. Bu çerçevede; T.C. Merkez Bankası, ekonomik gelişmeleri yakından takip etmekte olup fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda gere...

Türkiyedeki gelir adaletsizliği

Gelir adaletsizliği dağılımı arasındaki fark dünyada ve Türkiye’de her yıl giderek artan bir trendde. İnsanlar arasındaki gelir adaletsizliği, toplumu ya daha fakir ya da daha zengin olmaya iterken, orta direk dediğimiz zengin ve fakirin arasında kalan kitlenin seviyesi giderek azalmaktadır… Türkiye’deki gelir adaletsizliğine bir bakalım Credit Suisse’ın küresel servet raporunu bir inceleyelim. (2014) 2013 yılında Türkiye’de 10.000 – 100.000 dolar serveti olan kişi sayısı nüfusun %30.3’ü. 2014 yılında ise bu oran %22.8 olarak belirlendi. Aynı raporda %10’luk zengin kesimin payına göz atacak olursak: 2000 yılında zenginlerin toplam servetten aldığı pay %66.7 2007 yılında %70.2 2014 yılında %77.7 Bu da demek oluyor ki 2014 yılına kadar geçen süre içerisinde,  Türkiye’de zenginler daha zengin olurken, geri kalanın serveti yıllar içerisinde azalmış. Japonya’daki ve Türkiye’deki gelir dağılımı İlk olarak iki ülkenin GSYH ( gayri safi yurtiçi hasıla ) düzey...

KREDİ DERECELENDİRME SİSTEMİ VE TÜRKİYE

Gelişmiş ülkeler,gelişmekte olan ülkeler hızlı bir yapılanmanın ve çalışmanın sürecine girmiştir. Sebebi ise uluslar arası piyasalardan, iç piyasalara göre daha uygun koşullarla finasman sağlama imkanı elde edilmesi için kredi derecelendirme sistemine başvurmuştur. Dünyada üç büyük kredi derecelendirme şirkti vardır.(moody's, S&P, Fitch) Moody's 1837-1841 yılında ABD ekonomisinin büyük çöküşünün ardından başlamıştır. Ficth 1931 yılında şirketlerin performansını yayınlamaya başlamıştır. S&P 1941 yılında kurulmuştur. --Türkiye'de derecelendirme 1997 de SPK tarafından öngörülmüştür. Ülkemizde SPK tarafından yetkilendirilen üç yabancı dört yerli derecelendirme kuruluşu bulunmaktadır. Bu şirketler belirledikleri kriterleri inceleyerek kredi notları veya sembolleri verilir. Kredi notu için en yükseği AAA dan başlayıp en düşüğü tek C ve D ye kadar değişen çok not katagorisi bulunmaktadır. En yüksek kredi notu, borç faizini düşürerek maliyetleri azaltmakta iken dü...

Ekonomik kriz toplumsal ruhu nasil etkiliyor?

Ekonomik krizlerle intiharla sonuçlanan akıl sağlığı sorunlarının artması arasında bir bağ bulunduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Mehmet Başkak,  dünyada yaşanmış krizler ve ruh sağlığına etkileri konusunda önemli bilgiler verdi: Yunanistan’da intiharlar yüzde 40 arttı Ekonomik kriz, işsizlik, enflasyon nedeni ile ….. Avrupa’da gençler, ABD’de orta yaşlılar intihar etti Nesil çatışmaları ile… İşsizlerin intihar riski üç kat daha fazla Krizler madde bağımlılığında artışlara neden olur Hastane bütçeleri kısılmamalı Şiddet, cinayet ve hırsızlık oranları azaltılmalı Savunmasız gruplar unutulmamalı borca batmış insanlar, genel nüfusa kıyasla, depresyon veya psikoz sıklığının iki ila üç katına,  alkol bağımlılığı nın iki katına ve ilaç bağımlılığının dört katına sahiptir. “ Dünya   Sağlık Örgütü (WHO), sosyal politikanın önemli olduğu düşünülen beş temel alanındaki kaynaklarını listeler, bunlar: aktif işgücü piyasası programlar...

TÜRKİYEDE ENERJİ KAYNAKLARI VE PANELLER

TÜRKİYE’DEKİ ENERJİ KAYNAKLARININ GÜNEŞ PANELLERİ ÜZERİNDE İNCELENMESİ ÖZET  Ekonomide, artan nüfusa karşılık üretimi artırmak ve refahı sağlamak için enerji girdisine ihtiyacımız vardır. Dünyada çok tüketilen fosil yakıtlar sürdürülebilir bir enerji değildir ve insanoğlu alternatif kaynaklar bulmadıkça her geçen gün rezerv oranları azalmaktadır. Ülkeler arası ilişkilerin arka planında yatan temel nedenlerden biride enerjidir. Ülkeler ucuz ve kaliteli enerji kaynaklarını tüketebilmek için alternatif kaynaklar aramaktadır ya da diğer ülkelerle enerji ticareti yapmaktadır. Ülkeler öncelikli olarak kendi ülkelerini düşündükleri için hem ekonomik açıdan hem de siyasi açıdan güçlü olabilmek için nükleer ve yenilenebilir enerji kaynaklarını araştırmakta, teşvikler sunmakta, yatırım yapmaktadırlar. İnsanoğlu hem artan nüfusu hem de sanayileşme hızı ile çevreye ve atmosfere verdiği zararlara karşın artık ülkeler daha çok duyarlı hale gelmişlerdir. Ayrıca bu yüzden de yen...

Enflasyonun Tanımı ve Sık Kullanılan Fiyat Endeksleri ?

Enflasyonun Tanımı ve Sık Kullanılan Fiyat Endeksleri ? Enflasyon deyince akla ilk gelen günlük hayatta çokça kullandığımız mal ve hizmetlerin fiyatlarının artmasıdır. Ancak mal ve hizmetlerin fiyatları zaman içinde artabilir veya azalabilir. Enflasyon sadece belli bir malın veya hizmetin fiyatının tek başına artması değil, fiyatların genel düzeyinin sürekli bir artış göstermesidir.Örneğin bir mal sepetinde 2013 yılında sinema bilet fiyatları 6 TL iken, 2014 yılında 10 TL ......2016 yılında 15 TL ye yükselmesi fiyatlar genel düzeyinin artması örneğini verebiliriz. Fiyat endekslerinden en sık kullanılan üç fiyat endeksi;  Tüketici fiyatları endeksi (TÜFE),  Üretici fiyatları endeksi (ÜFE) ve  GSMH zımni deflatörüdür. Tüketici fiyatları endeksi (TÜFE),  Tüketici Fiyatları Endeksi, şehirlerde yaşayan tüketicilerin, sabit bir mal ve hizmetler sepetini satın alma maliyetindeki değişmeleri ölçer. 2. Üretici fiyatları endeksi (ÜFE) ÜFE de TÜFE g...