Kurlardaki durdurak bilmeyen dalgalanmalar sonucu, Başbakan Binali Yıldırım EKK ile toplantı yaptı.Toplantı sonucu, aşağıdaki açıklamalar yapıldı ve şu sonuca varıldı küresel kaynaklı bir hareketliliğin olduğunu ve ekonomimizin,direncini artıracak reformların hızlandırılacağı bildirildi.
Ekonomi Koordinasyon Kurulu, Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında toplandı. DHA'da yer alan habere göre, gündemine dövizdeki son günlerde yaşanan hızlı tırmanışı da alan EKK toplantısı sonrasında şu açıklama yapıldı:“Başbakanımız başkanlığında yapılan Ekonomi Koordinasyon Kurulu toplantısında küresel piyasaları ve ülkemizi etkileyen ekonomik gelişmeler kapsamlı bir şekilde değerlendirilmiştir. Piyasalardaki hareketliliğin esas itibariyle küresel kaynaklı olduğu değerlendirilmekle birlikte ülkemize etkilerini sınırlamak amacıyla tüm tedbirler gözden geçirilmiştir. Bu çerçevede; T.C. Merkez Bankası, ekonomik gelişmeleri yakından takip etmekte olup fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda gereken tedbirleri alacaktır. Ekonomimizin direncini artıracak reformlar hızlandırılacaktır. Ayrıca, reel sektörün güçlü biçimde desteklenmesine yönelik adımlara devam edilecektir.”
Peki nedir bu ekonomik reformlar bir inceleyelim
Yapısal reform, bir sistemin daha verimli çalışabilmesi ve şoklara karşı daha dayanıklı hale getirilebilmesi için o sistemin yeniden yapılandırılması olarak tanımlanabilir.
Ekonomiden farklı bir örnek verecek olursam Kayseri'de hem şehir içi hemde şehir dışına çıkan caddeler oldukça yoğun,sıkışık ve görüntü kirliliğine neden oluyordu.Kayseri’de geçtiğimiz günlerde açılışı yapılan Karayolları Köprülü Kavşağı, trafiğe getirdiği rahatlamanın yanında görselliği ile de dikkat çekiyor.Bu,hem zaman alacak hem de pahalıya çıkacak bir dönüşümdü.Bu benzetme bir yapısal reformdur.
Türkiye’nin ihtiyacı olan ekonomik yapısal reformların en önemlileri üç başlıkta toplanabilir.
(1) Büyümenin ithalâta bağımlı yapıdan kurtarılması ve cari açığın düşürülmesi. Bunun iki yolu olabilir: İç tasarrufları artırmak veya üretimin ithalâta dayalı yapısını yerli girdilere yöneltmek. Her ikisi de zaman alıcı ve biraz can acıtıcı önlemleri gerektirse de tıpkı deprem önlemi gibi mutlaka yapılması gereken şeylerdir. Eğer bu iki önlem alınıp da yapısal reform yapılamıyorsa o zaman tek çare büyüme hızını potansiyel büyüme düzeyi olan yüzde 5’lere düşürmektir.
(2) Vergi sisteminin dolaylı vergilere dayalı olmaktan çıkarılıp dolaysız vergilere ağırlık veren bir yapıya dönüştürülmesi. Bu değişiklik öncelikle adil bir vergilemenin yerleştirilebilmesi için gereklidir. Çünkü dolaylı vergiler düşük gelirliden oransal olarak daha yüksek vergi alınmasına yol açar. Değişikliğin yapılması ayrıca ithalâta bağımlı vergi geliri artışlarından uzaklaşmamızı sağlayacağı için önemlidir. Bir başka yararı da kayıt dışılığı önlemesinde görülecektir.
(3) Enerji faturasının azaltılması için gerekli tasarruf önlemlerinin alınması. Enerjimizi dışarıdan ithal ettiğimiz için cari açığa olumsuz katkı yapan bu ithalât kalemini azaltıcı önlemleri almamız gerekiyor.
Bunlara daha birçok konu eklenebilir. Yalnız ekonomi alanında değil eğitimden adalete kadar birçok konuda yapısal reformlara ihtiyacımız var. Ama hemen başlamak için bu üç alan bence doğru bir başlangıç olabilir.
Ben burada sadece 1. ve 3. ekonomik reformların üzerine düşüleceğini ve uyğulanacığını düşünüyorum.Biz gelişmekte olan bir ülkeyiz, kurlarda ki dalgalanmalar bizi çok etkiliyor ve dışa bağımlı kapitalist sistemin etkisine bağlı kalmaktayız.
kayak:Hürriyet,Mahfi Eğilmez,M.Birol Özsümer

Yorumlar
Yorum Gönder